Türk Dünyası Araştırmaları Uluslararası İlimler Akademisi (TDAUİA)
Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan, Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir; TURAN... Ziya Gökâlp *** Tükürün cephe-i lâkaydına şarkın, tükürün, Kuşkulansın, görelim gayretleri halkın, Tükürün milleti alçakça vuran darbelere, Tükürün onlara alkış tutan kahpelere!.. Mehmet Akif Ersoy *** Şakağımdaki kansa, o benim gülüşümdür, Namert sürünmektense, erkekçe ölüşümdür... *** ......... Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır... S.Ahmet Arvasi *** "Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını bugünden kimse kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir... Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak . Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (dış Türklerin) bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz . Bizim onlara yaklaşmamız gerekli..." Mustafa Kemal ATATÜRK ( 29 ekim 1933 )

* * *

Türk Dünyası Araştırmaları Uluslararası İlimler Akademisinin Fahri Doktoru Sn. Ceyhun Rasif oğlu Rehimov 26 Ocak 2015 tarihinde Almaniya’nın Hannover şehrinde bulanan Avropa Doğa Bilimleri Akademisinin ve Avropa Universitesinin Teknik İlimler bölümü üzre Profesörü seçilmiştir. Aynı zamanda, Matematiksel sahada ilk kez bizat kendisinin hazırlamış olduğu Teoreme göre Leonard Eyler madalyası ile taltif edilmiştir. Prof. Dr. Ceyhun Rasif oğlu Rehimovun Türk Dünyası bilimine ve eğitimine katkıları ve Türkiye-Azerbaycan kardeşlik ilişkilerinin gelişmesinde değerli hizmetleri olmuştur. Ayrıca, kendisi genç alim olarak Azerbeycan Cumhuriyyetinde mühendis ekonomisi, planlaması ve menecment sahası üzre İktisad İlimleri Doktoru diplomasını almıştır.

Ceyhun Rahimovun ilmi mekaleleri Türkiyede, Rusiyada, Ukraynada, Almaniyada, ABD-de ve baska ülkelerde yayınlanmıştır. Türk Dünyası Araştırmaları Uluslararası İlimler Akademisi Bilimsel Genel Kurul Üyeleri olarak Sn. Ceyhun Rahimovu kutluyor, ilmi fealiyyetinde başarılar diliyor ve her zaman Türk Dünyası ilminin bayrağını yükseklerde tutacağına inanıyoruz.

 

2014 UNESCO İSMAİL GASPIRALI YILI


2014 UNESCO Anma ve Kutlama Yıldönümleri İlan Edildi.

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi'nin bildirdiğine göre uluslararası anlayış ve kültüre katkı sağlamış ve insanlığın kültürel mirasının zenginleşmesinde rol almış şahsiyet ve olaylar, 1956 yılından bu yana UNESCO tarafından ilan edilen günler vesilesiyle hatırlanmakta ve kutlanmaktadır.

05 Kasım 2013 tarihinde başlayan 37. UNESCO Genel Konferansı kapsamında 07 Kasım tarihinde gerçekleştirilen APX Komisyonu oturumunda, daha önce UNESCO Yürütme Kurulu'nda önerilen 108 anma ve yıldönümü önerisi değerlendirilmiş, ülkemize ait olan 4 öneri kabul edilmiştir.

Bu bağlamda, minyatürcü, hattat, tarihçi ve matematikçi Matrakçı Nasuh'un Ölümünün 450. Yıldönümü, kültür reformu ve modernleşmede öncü isimlerden yayıncı ve politikacı İsmail Gaspıralı'nın Ölümünün 100. Yılı, Anadolu'daki Türk İslam dönemi eserlerinin sergilendiği Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nin Kuruluşunun 100. Yıldönümü ve Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminin en çok eser veren önemli yazarlarından Halide Edip Adıvar'ın Ölümünün 50. Yıldönümü UNESCO'nun anma ve kutlama yıldönümleri programı kapsamına alınmıştır. Tarihte iz bırakan kadınların anılması ve kültürel zenginliğe göstermiş oldukları katkıyı vurgulamayı önemseyen ve listede daha fazla kadın olmasını hedefleyen program kapsamında, ülkemizden Halide Edip Adıvar adaylığıyla ilk defa bu önceliğe katkı sunulmuş ve bu konuda ülkemiz tarafından gösterilen hassasiyet olumlu karşılanmıştır.


İSMAİL GASPIRALI KİMDİR?

Bütün Türk dünyasındaki millî uyanış hareketlerinin büyük öncülerinden olan İsmail Gaspıralı Bahçesaray yakınlarında Avcıköy'de, Mustafa Ağa'nın oğlu olarak dünyaya geldi. Mustafa Ağa okumuş ve Türksever bir insandı, teğmenlikten emekli olarak Bahçesaray'a yerleşmişti. İsmail Gaspıralı ilk öğrenimini yaptıktan sonra, Akmescit lisesine gitmiş; iki yıl sonra da Moskova Askeri Lisesi'ne geçmiştir. Gaspıralı orada başka ülkelerden gelen Türk öğrencilerle tanıştı. Okuldaki panslavist hareketler, onu Türk milleti üzerinde düşünmeye yöneltti.

1867'de altıncı sınıfta iken, Türklerin tek hür ülkesi olan Osmanlı İmparatorluğu'na gitmeyi ve o sıralardaki Girit savaşına katılmayı kafasına koydu. Bir kayıkta kırk beş gün kürek çektikten sonra Don nehrini geçerek Odesa'ya geldi, ancak pasaportu olmadığı için Ruslar tarafından yakalanarak Bahçesaray'a gönderildi. Bu olaydan sonra bir daha Moskova'ya dönmedi.

Menli Giray'ın kurduğu medresede Rusça dersleri vermeye başladı. 1869'da Yalta Dereköy'e gelerek burada yeni bir usulle Türkçe dersleri vermeye başladı. Onsekiz yaşındaki bu delikanlının ülküsü bütün Türk dünyası için, İstanbul Türkçesini esas alan ortak bir Türkçe kurmak ve Türkler arasındaki birlik şuurunu uyandırmaktı.

1871 yılında Paris'e gitti. Bilgisini artırmak için çalışırken, geçimi için de Rus romancısı Turgenyef'e sekreterlik etti. Batı medeniyeti içinde yaşayarak, tanıdı ve inceledi.

1874'de İstanbul'a geldi. Ceride-i Askeriye'de tercüman olarak çalıştı. Sonra Kırım'a döndü. Burada köylülerin, beylerin, mirzaların ve ulemanın hayatını yakından tanıdı.

1878'de Bahçesaray belediye reisi seçilerek dört yıl bu görevi yürüttü.

1879'da gazete çıkarmak istedi ise de çar buna izin vermedi. Genç Molla imzası ile Tavrida gazetesinde Rusça makaleler yazdı. Bu yazılarını daha sonra "Rusya Müslümanlığı" adıyla yayımladı.

Temel düşüncesi "Türk toplulukları, okullar ve medreselerinde çağdaş ilim ve sanatları kendi dilinde okutmalıdır" oldu.

 

TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER YAZARLAR BİRLİĞİ KURULDU

Eskişehir'de gerçekleştirilen "VI. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi"nde imzalanan protokolle, "Türk Dili Konuşan Ülkeler Yazarlar Birliği" kuruldu.

Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları Konseyi'nin 23 Ağustos 2012'de Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenen "Eğitim, Bilim ve Kültür İş Birliği" toplantısında alınan karar, Avrasya Yazarlar Birliği, Azerbaycan Yazarlar Birliği ve Kırgızistan Yazarlar Birliği'nin iş birliğinde imzalanan ortak "Mutabakat Belgesi" ile hayata geçirildi.

Avrasya Yazarlar Birliği Genel Başkanı Yakup Ömeroğlu, Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rzayev ve Kırgızistan Milli Yazarlar Birliği Başkanı Omor Sultanov tarafından Eskişehir'de imzalanan "Türk Dili Konuşan Ülkeler Yazarlar Birliği Kuruluşu Mutabakat Belgesi" ile "Türk Dili Konuşan Ülkeler Yazarlar Birliği" kuruldu.

İmza törenin ardından Türk Dili Konuşan Ülkeler Yazarlar Birliği'nin dönem başkanlığına seçilen Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rzayev seçildi. Anar Rzayev yaptığı konuşmada, böyle bir konseyin dönem başkanı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Konseyin önemli görevleri yerine getireceğini belirten Anar Rzayev dönem başkanı olarak yaptığı ilk açıklamada "Somut işler yapacağız. Türk yazarlarını yakınlaştıracağız, bütünleştireceğiz. Türk dünyası için önemli hizmetler vereceğiz" dedi.

Kırım Tatarı eğitimci, yayıncı ve politikacı İsmail Gaspıralı'nın "dilde, fikirde, iş'te birlik" sözünün bulunduğunun hatırlatan Rzayev şöyle konuştu:

"Türk Dili Konuşan Ülkeler Yazarlar Birliği'nin ilk işi, Gaspıralı'nın bu şiarını hayata geçirmek olacaktır. Fikirde birliğimiz var. Dillerimiz birbirine yakın. Dillerimiz birbirini daha iyi anlayıp, birlikte daha iyi işler yapmalıyız. Ebedi eserler vasıtasıyla dillerimizi arasında iletişim, temas kurmayı sağlayacağız. Türkiye Türkçesi, bir iletişim dili olmalıdır. Türk halkları arasında bir irtibat kurmak için Türkiye Türkçesi kullanılmalıdır. İletişim dili olan Türkçe'den iyi sözler diğer dillere de geçecektir. Ancak Azeri Türkçesi'nden bazı sözler de Türkiye Türkçesi'ne geçerse iyi olur. Ülkeler arasında "ortak dil" ütopyadır ancak Türkiye Türkçesi, Türk halkları arasında iletişim dili olursa onun iyi etkisi hissedilecektir."

 

“Gazeteci-Yazar İsa Kayacan’a; Azerbaycan’dan:
Uluslararası Türk Dünyasına Hizmet Altın Madalyası

ANKARA ( Ece Ajans ) Merkezi Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de bulunan “VEKTOR” Beynelhalg Elm Merkezinin kararıyla, Türk Matbuatının gelişiminde gösterdiği üstün hizmetleriyle, İsa Kayacan’a, Azerbaycan ağırlıklı yazı, araştırma ve haberleri göz önünden bulundurularak, “Uluslararası, Türk Dünyasına Hizmet Altın Madalyası” verildi.


Madalya töreni, Hayrettin İvgin ile Nail Tan, Osman Baş, Rifat Kaya ve davetliler, İsa Kayacan’ın kızları ve torununun katılımlarıyla Ankara’da gerçekleştirildi.


Beynelhalg Elm Merkezinin Prezidenti Prof. Dr. Elçin İskenderzade’nin imzasını taşıyan, Uluslararası, Türk Dünyasına Hizmet Altın Madalya Beratı, Hayrettin İvgin tarafından İsa Kayacan’a verilirken, Altın Madalyası da Nail Tan tarafından İsa Kayacan’ın yakasına takıldı.


Hayrettin İvgin : “Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı ,Beynelhalg Elm Merkezinin İsa Kayacan’la ilgili Uluslararası Hizmet Ödülünü Prof.Dr. Elçin İskenderzade hocamız adına vermekten gurur duyuyorum. İsa Kayacan, Türkiye-Azerbaycan arasındaki araştırma, yayın ve yazılarıyla, bu tür ödülleri çoktan hak etmiştir. Tebrik ediyorum” dedi.


Nail Tan ise ; “İsa Kayacan, yazı ve araştırmalarıyla, birden fazla gazetede yayınlanan makaleleriyle, Türkiye – Azerbaycan arasında bir köprü görevi yapmaktadır. Bu madalya Kayacan’a çok yakıştı. O, Türkiye ve Azerbaycan Basını için önemli ve vazgeçilmez bir kalem sahibidir, kutluyorum” şeklinde değerlendirmede bulundu.


İsa Kayacan’da yaptığı konuşmada :”Prezident Prof.Dr.Elçin İskenderzade hocamızın şahsında ,VEKTOR Beynelhalg Elm Merkezi İlmi Şurasına , beni sevindiren, mutlu eden bu kararlarından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Azerbaycan’a yönelik, araştırma, yazı ve yayınlarımı artırarak sürdürmek istiyorum” cümleleriyle duygularını dile getirdi.

Azerbaycan’la ilgili 1600’ün üzerinde makale yazıp yayımlayan, Azerbaycan’daki ilgililere gönderdiği, makale, haber, küpür sayısı 23 bine ulaşan, Azerbaycan’da pek çok kitabı yayımlanan, Azerbaycan matbuatında hakkında onlarca yazı, haber, makale, röportaj yer alan, İsa Kayacan için geçmişte; ”Sovyet dönemi ve bağımsızlık sonrası dahil, Azerbaycan hakkında yazı yazanların toplamından daha çok makale yazan, haber yayımlayan, istatistik sırasına göre birinci sırda dayanan, Guinness Rekorlar Kitabına girmeyi çoktan hak etmiş, Türk Dünyasına ışık saçan insan “ denilmişti.

 

Azerbaycanlı Vagif Şadlinski’den bir kitap

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Azerbaycan’ın Başkenti Baku’den, öteki yerleşim birimlerinden gelen kitapların sayıları hızla artıyor. Bu kitapların sayfalarındaki gezintim, zaman zaman gecikse de sürüyor.

Vagif Şadlinski imzalı bir kitap geldi. Ciltli 290 sayfalık bir kitap bu. Adı: Şadlinskiler. Vagif hocanın geçmişide anlatılıyor bu kitap da.

Kitap içine, ilk sayfalarına bakıyorum, “Şadlinskiler” deyince ne anlamamız lazım diye.. Görülenler:



Azerbaycan tarihinde halkın manevi değerlerini özünde yaşadan Azerbaycan karakterinin formalaşmasında, şekillenmesinde, milli özellikleri, öz amellerinde toparlayan şanlı nesiller olup ve bugünde aynı anlayışla devam edenler, ettirilenler, olarak kabul ediliyor, ifade ediliyor.

Kitabın edebi cehetden işleyeni: Bayram Hüseynli, Redaktoru: Mustafa Çemenli.

Vagif Şadlinski’nin bu kitabında Şadlılar neslinin şanlı geçmişi, kaybettiği şahsiyetler hakkında tahliller yapıldığı görülüyor.

Bunlar; Azerbaycan halkının tarihinde iz bırakmış, milletinin sevgisini ve muhatbetini kazanmış, Bakıhanovalar, Şeyhzamanovlar, Cavanşirler, Hacıbeyliler, Bedelbeyliler, Hoyskiler, Refibeyliler ve başka nesillerden Şadlinskiler nesli de önemli rol oynamış görünüyor. .

1. Şadlıların sitayiş etdikleri ve ona bağlı oldukları Pir Cemal Abdal Hazretlerinin Selçuklu devrinde 1160-1230 ncu yıllar arasında yaşadığı tahmin edilir (Sayfa 18)

2. 1918 nci yılın ilk ayından irevan vilayetinde Ermeni Daşnaklarının daha da faalleşmesi Vedibaşar mahallesinde de sabitliye pozmuş, genel durumu daha da ağırlaşmıştı (Sayfa:61)

4. Azerbaycan rehberliği, hususile şahsen Neriman Nerimanov Nahçıvanı’nın Bolşevik hükümetini bu bölgede harbi ameliyatları suretlendirmeye davet eder.

Sayfa 236’dan; Rahmetlik atamgil üç kardeş olublar. Büyük gardaş Ağa Şadlinski, Hüseyin Şadlinski ve rahmetlik atam Bilas Şadlinski.

 

Trakya Kongresi Münih’te yapıldı

Kısa adı BATTAM olan Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Merkezi, III. Uluslararası Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi, Almanya’nın Münih kentinde yapıldı.

ALMANYA’NIN Münih kentinde III. Uluslar arası Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi toplandı. Kısa adı BATTAM olan ve Dr. Hüseyin Özkan’ın başkanlık yaptığı Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Merkezi tarafından organize edilen kongre iki gün sürdü.



Park Hotel Kongre salonundaki, kongrede Münih Başkonsolosu Ali Rifat Köksal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Genel Müdürü Mahmut Evkuran, konsolos Taner Tavas’ın yanı sıra aralarında Prof. Dr. Hüseyin Bağcı (ODTÜ Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi), Prof. Dr. Elçin İSGENDERZADE (TDAUİA başkanı), Prof. Dr. Necati DEMİR, Prof Dr. Özkul Çobanoğlu,  Prof. Dr. Ata ATUN (KKTC) gibi bilim adamları hazır bulundu.

Kongrede Almanya, Türkiye, Hollanda, KKTC, Azerbaycan, Irak, Bosna Hersek, Kazakistan, Kırım, Yunanistan, İsviçre, Çeçenistan’dan Türk toplumu temsilcileri yer aldı. Yirmi bilim adamı kongrede Batı Trakya Türklerinin siyasal, sosyal, tarihsel ve kültürel olgularını ele alan bildiriler sundu.

Demokrasi Mücadelesi

Kongrenin açılış konuşmasını yapan BATTAM Başkanı Dr. Hüseyin Özkan demokrasi için mücadele verdiklerini söylerken “bizim Batı Trakya Türkleri olarak verdiğimiz demokrasi mücadelesi Yunan halkına da yararlı olacaktır” dedi.  Prof. Dr. Hüseyin Bağcı “”Mikro Devletler ve Ortaya Çıkan Sorunlar: Abazya, Güney Osetya , Kuzey Kıbrıs” başlık konuşmasında Başbakan Erdoğan’ın Davos olayına değinmeden duramadı. Bağcı “başbakan bu tavrıyla Türkiye’nin Ortadoğu’daki tarafsız ülke konumunu bozmuştur. Türkiye artık bir taraf olmuştur ve arabuluculuk niteliğini yitirmiştir” dedi.

 

Feyyaz Sağlam’dan: Lâleler, Lâleler, Lâleler

Prof. Dr. İSA KAYACAN

Merkezi İzmir’de bulunan KIBATEK yayınlarının 55. olarak 80 sayfayla Günyüzü gören, Feyyaz Sağlam imzalı “Laleler, Laleler, Laleler” adlı Prof. Dr. Elçin İskenderzade hocamıza armağan edilmiş, değişik imzaların ortaya koyduklarından meydana gelen kitap, değerli dostum Prof. Dr. Hayrettin İvgin tarafından bana ulaştırılan kitaplar arasındaydı.

Güldeste, derlemenin sunuşu, Dr. Mevlüt Kaplan imzasıyla karşımıza çıkıyor. KIBATEK Derneği Genel Başkanı olan Dr. Mevlüt Kaplan sunuşunun bir yerinde: “Elinizdeki kitabın adı Azerbaycan-Türkiye arasındaki tarihi bağlara sembol olmuş bir türküden alınmıştır. Bu ad aynı zamanda Azerbaycan üzerine önemli çalışmaları olan değerli arkadaşımız Dr. Şaban M. Kalkan’ın Azerbaycan’a ithaf ettiği şiirinin de adıdır” deniliyor, kitabın içeriği hakkında bilgi veriliyor.

Kitap içerisinde imzaları, yazıları bulunanlardan bazılarının isimleri şöyle sıralanıyor: Dr. Hasan Ahmed, Müşerref Akman, Dr. Sabri İbrahim Alagöz, Şükrü Aydın, Hasan Devrim, Fakı Eder, Zeynep Hüseyin, Hidayet Karakuş, Dr. Mevlüt Kaplan, Mukadder Özakman, Cemali Tunalıgıl, Ünal Kar, Dr. Fadıl Ünal vd.

KIBATEK üyesi olan olmayan isim ve imzaların Bakü’de yayınlanan kitaplarıyla ilgili detaylı bilgiler veriliyor ilk sayfalarda. Faki Eder 41 nci sayfada başlayan seslenişleriyle sürdürüyor yazdıklarını, söylediklerini. Biz, adlı, başlıklı şiirinden

Tarif etsem size Emirdağı’nı,
Yörüğüz, Türkmeniz, Karabağlı’yız.

Sayfa 67’de başlayan Mukadder Özakman biyografisinden sonra, “İki devlet bir milletiz” adlı, başlıklı şiirle karşılaşıyoruz. Bu şiirden iki dörtlük

Bakü’de dost rüzgâr eser,
Mehriban’ın azat gezer,
Sen köpürme Bahri Hazer,
İki devlet, bir milletiz.

Atatürk’ten ettim kelam,
Azerbaycan dosta selam,
Mukadder der ki vesselam,
İki devlet, bir milletiz.

 

KIBATEK Şöleni sona erdi

KIBATEK'in (Kıbrıs, Balkanlar, Avrasya, Türk Edebiyat Kurumları)
26. Uluslararası Edebiyat Şöleni İzmir'de Büyük Finalle Sona Erdi.

Şenliğin son gününde organizasyona yurt dışından katılan edebiyatçılar Buca Belediyesini ziyaret ettiler. Buca Belediye başkanı Ercan Tatı tarafından karşılanan misafirlere Buca gölet mevkiinde öğle yemeği verildi.

Yemeğe Buca belediyesi’nin Rumelili meclis üyeleri Rifat Sait, Suat Nezir ve Aydoğan Hepdemirgil de katıldılar.

Programın son bölümünde Dokuz Eylül üniversitesi Eğitim fakültesinde “Dünya’da Türkçe ve Türk Edebiyatları” konulu panel düzenlendi. Program Kazakistan’ın “Akkuğu” Dilara&Dinara KEBEKBAYEVA dans gösterileri ile son buldu.

Bu yılki şölene:

Azerbaycan`dan Prof. Dr. Elçin İSKENDERZADE, Moskova Yazarlar Birliği başkanı Vladimir BOYARİNOV, Makedonya’dan Branko SVETKOSKİ, Bosna-Hersek’ten Türkolog Kerima FILAN, Kazakistan’dan Şair Dr. Sevil PİRİYEVA, Yunanistan’dan Dr. Hasan AHMET, KKTC’den Türkolog Harid FEDAİ, Kosova’dan Dağ Kültür derneği başkanı Yahya MAZNİKAR , Bulgaristan’dan şair İsa CEBECİ, Romanya’dan Lidia CHERİCİUC, Çin Uygur bölgesinden Dr. Gülzade TANRIDAĞLI gibi önemli edebiyatçılar katıldılar.Şölenin son bölümüne Bosna-Hersek fahri konsolosu Kemal Baysak ve eski İzmir milletvekili Dr. Muharrem Toprak da katıldı.


 

5. ULUSLARARASI TÜRKİYE AŞIKLAR
VE ŞAİRLER BAYRAMI
ÖDÜL TÖRENİ İLE SON BULDU

 

YILDIRIM BELEDİYESİ 5. ULUSLARARASI TÜRKİYE AŞIKLAR VE ŞAİRLER BAYRAMI'NDA DERECEYE GİRENLER ÖDÜLLERİNE KAVUŞTU. ÖZDİLEK SPONSORLUĞUNDA GERÇEKLEŞTİRİLEN ÖDÜL GECESİNE BURSA VALİSİ ŞAHABETTİN HARPUT’UN YANI SIRA AKP BURSA MİLLETVEKİLİ ALİ KOYUNCU İLE ÇOK SAYIDA SANATSEVER KATILDI.



Yıldırım Belediyesi tarafından 3-5 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen ve Özdilek’in sponsorluğunda gerçekleştirilen 5. Uluslararası Türkiye Aşıklar ve Şairler Bayramı dün akşam ki ödül gecesiyle son buldu.  2 gün boyunca birbirleriyle yarışan aşık ve şairlerden dereceye girenlerin ödüllendirildiği gece renkli görüntülere sahne oldu.

Ödül töreninde konuşma yapan Bursa Valisi Şahabettin Harput, kendisine ait Bursa ile ilgili şiiri okuyarak, "Ben bu organizasyonu bizi biz yapan büyük bir davanın sonucu olarak görüyorum. Gerçekten çok önemli bir oganizasyon. Milletleri yaşatan, milletleri yücelten kültürlerdir. Bugün burada kültürümüzün bir güzel yönünü, şairler ve aşıklar yönüyle ele alarak, 3 günden beri yapılan organizasyonun sonunda güzel bir noktaya geldik“ dedi.

Aşıklık geleneği bugünlere taşıyan ve 40 yıl Konya’da bu geleneği yaşatan Fevzi Halıcı’ya teşekkür ederek bu bayrağı Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin'e devretmesi nedeniyle Bursa’nın şanslı bir il olduğu vurgusunu yapan Vali Harput, „ Keskin’in de bu görevi layıkıyla yaptığı bu organizasyondan belli. Artık bu kültür Türkiye coğrafyası sınırlarını çok aşmış. Bizim kültürümüz atık evrensel bir kültür haline gelmiş. Çünkü bizim kültürümüz, evrensel kültürü içine alan bir mayadır. Daha da yayılmasını arzu ediyorum. O yüzden bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.

Bu tarz organizasyonlarla diğer ülkelerin de kardeşliğini geliştirdiklerini ve Türk dilinin gelişimi noktasında büyük önem taşıdığını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin, "Hepinizin de bildiği gibi, bir milletin zekası, o milletin dili ve sanatı ile eşdeğerdir. Durum böyle olunca bütün milletimizin bu işe sahip çıkması gerekiyor. Biz de belediye olarak bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz. 3 günden beri devam eden ve 5 yıldır geleneksel olarak düzenlediğimiz bu yarışmada amacımız, hem dilimizi geliştirmek, hem burada bulunan sanatçılarımızı, yazarlarımızı teşvik etmek. Türkçe'mizin konuşulduğu diğer ülkelerden gelen sanatçılarımız arasında bir dostluğu, kardeşliği pekiştirmek çok önemli" diye konuştu. Konuşmaların ardından Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin de sahneye çıkarak, saz çalarak türkü söyledi. Keskin, davetlilerin alkışını aldı.

Türkü, lebdeğmez, atışma, muamma, şiir okuma ve şiir yazma dallarında yarışan aşıkla ve şairlerden dereceye girenler şöyle; Türkü dalında birinci Abdikerim İlmatov, ikinci Kurban Purveli, üçüncü Sevil Hıdırova, Lebdeğmez dalında birinci Murat Tanrıverdi, ikinci Cemal Alper, üçüncü Yakup Temeli, Atışma dalında birinci Arif İnan Yıldırım, ikinci Ali Rıza Ezgi, üçüncü Cemal Alper, Muamma dalında birinci Murat Ozanoğlu dereceye girdi.

Şairler de ise şiir yazma dalında birinci Nadirbeg Alimbegov, ikinci Melek Temel, üçüncü Vahdettin Işıldak, şiir okuma dalında birinci Zekiye Çomaklı, ikinci Ali Daşkın, üçüncü Mustafa Çolak, üçüncü Zeynep Kabasakal.